Telefonda İngilizce mülakat yaparken bir soruyu kaçırmanız, görüşmenin kötü gittiği anlamına gelmez. Anlamadığınız kısmı netleştirmek, tahmin ederek cevap vermekten daha işe yarar. Önceden hazırlayacağınız birkaç kısa cümle de o anda kelime arama yükünü azaltır.
Metin değil, hatırlatıcı hazırlayın
Önünüze uzun bir konuşma metni koymak yerine iş ilanını, CV’nizi ve anlatabileceğiniz iki iş örneğini alın. Her örneği birkaç anahtar kelimeyle özetleyin. Böylece sayfadan okumadan konuşabilirsiniz. Başvurunuzdaki bilgileri toparlamak için arşivdeki İngiltere usulü CV hazırlama yazısına da bakabilirsiniz.
Soruyu tekrar istemek normal
“Could you repeat the question, please?” diyerek soruyu yeniden isteyebilirsiniz. Yalnızca son kısmı kaçırdıysanız “Could you repeat the last part?” daha açık olur. Bunlar ezberlenecek kusursuz cevaplar değil, konuşmayı sürdürebilmek için küçük yardımcılar.
Başlangıç tarihi veya çalışma saatleri konuşuluyorsa duyduğunuz bilgiyi geri söyleyip teyit edin. Örneğin “Did you say Monday?” gibi kısa bir soru, sonradan doğabilecek karışıklığı önler. Anlamadığınız bir şartı kabul etmiş gibi davranmayın.
Sesinizi ve ortamı deneyin
National Careers Service’in telefon mülakatı rehberi, sessiz bir ortam seçmeyi, telefonu şarj etmeyi ve önceden prova yapmayı öneriyor. Bir arkadaşınızla deneme görüşmesi yapıp kulaklığın mikrofonunu da kontrol edin. Cevabınızı bitirince kısa bir duraklama bırakın; sessizliği doldurmak için aynı noktayı tekrar anlatmanız gerekmez.
Görüşme sonunda bir sonraki aşamanın ne olduğunu ve ne zaman haber bekleyebileceğinizi sorun. Ardından zorlandığınız iki ifadeyi not edin. Bir sonraki hazırlığınızın konusu artık belli olur.




